Bakan Çelik: Denizci yıpranmaz!

buoy6 Ağustos 2013 tarinde MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri TBMM’nde verdiği “Denizcilerin yıpranma hakları” konulu soru önergesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’ten cevap geldi;

Sorular;

1- Denizcilerin yıpranma haklarının kaldırılmasının gerekçeleri nelerdir?

2- Denizcilerin yıpranmaları söz konusu değilse kendilerinden neden 2 yılda bir periyodik, 5 yılda bir ise tepeden tırnağa sağlık raporu talep edilmektedir?

3- 2010 yılına kadar ‘yıpranan’ denizci hangi teknolojik, sosyo-ekonomik, biyolojik, fizyolojik gelişme sonucunda ‘yıpranmaz’ olmuştur?

4- Denizcilerin yıpranma haklarının iadesi konusunda herhangi bir çalışma yürütülmekte midir? Yürütülüyorsa bu çalışmalar hangi aşamadadır?

Cevaplar;

506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga ek 5. maddesinde;  denizde fiilen görevlerini yaparken geçen sürelerinin her yıl için 90 gün sigortalılık süresine ekleneceği,

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun geçici 7. Maddesi ile de; 506 sayılı Kanununu mülga ek 5. Maddesi kapsamında geçen itibari hizmet süresinin tabi olduğu Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği,

506 sayılı Kanunun mülga ek 5. Maddesinde saylan itibari hizmet süresi kapsamında yer alıp 5510 sayılı Kanunun 40. Maddesi sayılmayan işlerde bu Kanunun değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmayacağı hüküm altına alınmıştır.

2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinde hangi işler/işyerleri ile hangi sigortalılar fiili hizmet süresi zammından yararlandırılıp yararlandırılmayacakları hususu tespit edilirken çeşitli kamu kurum ve kuruluşları ile meslek gruplarından temsilciler de yapılan çalışmalara katılmıştır.

5510 sayılı Kanunun 40. maddesi ile getirilen fiili hizmet süresi zammı, bazı meslek ve görevlerin ağırlığı ve yıpratıcılığı göz önünde tutularak bu meslek ve görevlerde çalışanlara verilmektedir. Bir başka deyişle, söz konusu zammı olağanüstü yıpranmayı gerektiren meslekler için düşünülmüştür.

Yapılan araştırmalarda, diğer ülkelerde bu tür zamların çok özel ve kısıtlı durumlarda uygulandığı pek çok ülkede de hayat ve sağlık için tehlikeli olan ya da çalışma şartları bakımından güçlük çekilen görevlerde fiili hizmet süresi zammı uygulanması yerine bazı ek ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır.. Ülkemizde de uygulanmakta olan personel rejimi ile kamu personeline yapılan görevin niteliği, ağırlığı ve sorumluluğu ile orantılı olarak iş güçlüğü, iş riski, eleman temininde güçlük zammı ve özel hizmet tazminatı gibi haklar tanınmıştır.

5510 sayılı Kanununun 40. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fiili hizmet süresi zamları, emeklilik işlemlerinde fiili hizmetten sayılmakta, başka bir deyişle, emekli aylığı bağlanabilmesi için fiilen geçmesi gerekli hizmetin dolumun dan hesaba katılmakta olduğundan, bazı hizmet sınıflarına veya hizmet sınıfları içinde bazı görevleri ifa edenlere verilen fiili hizmet süresi zamları kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar arasında eşitsizlik yaratmakta, huzursuzluklara yol açmakta ve en iyi şekilde hizmet verebilecekleri dönemde erken emekliye ayrılmalarına neden olmaktadır.

506 sayılı Kanunun Mülga ek 5. Maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammında yararlandırılan bir kısım meslek grubuna, 5510 sayılı Kanunun 40. Maddesinde yer verilmediği gibi, 5510 sayılı Kanun çalışmaları sırasında fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacak meslek grupları belirlenirken yapılan çalışmalarından kurum yetkilileri de yer almıştır.

Söz konusu düzenleme neticesinde 5510 sayılı Kanunun 40. Maddesinin ikinci fıkrasının 12 numaralı alt maddesinde; su altında veya su altında basınçlı hava içinde çalışmaya gerektiren işlerde 20-35 metreye kadar derinlik veya 2-3,5 kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar, su altında basınçlı hava çalışmayı gerektiren işlerden 35-40 (40 hariç)m. Derinlik veya 3,5-4 (3,5 hariç) kg/cm2 basınçta yapılan işlerde çalışanlar ile dalgıçlık işinde çalışanlar fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmıştır.

Bu çerçevede, 5510 sayılı Kanunun 40. Maddesinde sayılan işler/işyerleri ve kapsamındaki sigortalılar dışında diğer sigortalıların fiili hizmet süresi zammından faydalanmasına imkan bulunmamaktadır.

10 thoughts on “Bakan Çelik: Denizci yıpranmaz!

  1. 6 Ağustos 2013 tarihinde yıpranmamız ile ilgili soru önergesi veren MHP Ankara Milletvekili Sayın Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’ye, konuyu sahiplendiği için MHP’ye ve bu konuyu gündeme getirmek, kaybedilen bu hakkı geri kazanabilmek için çalışma yapan herkese teşekkür ediyorum. Konunun Sayın Bakan Çelik tarafından tam olarak anlaşılamadığı kanaatindeyim. O halde iş biz denizcilere, sesimiz olması gereken denizcilik medyasına düşüyor. Sivil toplum kuruluşlarımız aracılığıyla ve diğer tüm yasal yollarla derdimizi anlatmalı, kaybolan hakkımızı geri kazanmalıyız. Lütfen ilgili yazı ve görüşleri her platformda paylaşalım.

    Aşağıda bu çalışmaların öncesinde Eylül 2013 tarihinde yazdığım ve Denizcilik Dergisi 64. sayısında yayınlanan bir yazımı alıntı yaptım.

    Gemiadamlarının Emekliliğinde Yıpranmalarının Hesaba Katılması
    Dr. Kapt. Ali Cömert

    Çalışanların yıpratıcı bazı mesleklerden daha erken emekli olabilmelerini sağlamak amacıyla ilgili düzenlemede “fiili hizmet zammı” olarak isimlendirilen, halk arasında “yıpranma hakkı” veya “yıpranma payı” olarak bilinen bir sigorta uygulaması vardır. Bu uygulama SGK kapsamındaki 4 A (SSK) sigortalıları ve 4 C (Emekli Sandığı) Sigortalıları için geçerlidir. 4 B (Bağkur) sigortalıları için fiili hizmet zammı ön görülmemiştir. 5510 sayılı Kanunun 40. maddesinde fiili hizmet süresi zammı ve hangi işkollarında uygulandığı belirtilmiştir. 01.10.2008 tarihinde 5510 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önce fiili hizmet süresi zammı verilen bazı meslekler için fiili hizmet süreleri kaldırılmıştır. Bu meslek guruplarından biri de gemiadamlarıdır.
    Gemiadamı yıpranır mı? Vaktiyle bu konudaki uygulama yıpranma ortadan kalktığı için mi kaldırıldı? Yoksa uygulamanın yanlış olduğu mu anlaşıldı? Dünyada uygulama nasıldır? Bütün bu soruların cevaplarının arandığı ve muhtemelen olası yeni düzenlemelere yansıtılacağı bir dönemdeyiz. 7 ağustos 2013 tarihli gazetelerde yer alan haberlerdeki bilgilere göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Başbakan’ın talimatı ile yıpranma payı konusunda çalışma yaptıklarını açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile bu çalışmayı yaptıklarını belirten Çelik, ”Yıpranma payı konusunda çalışmalar yapıyoruz. Eskiden milletvekilleri ve gazeteciler yıpranma payından yararlanıyordu. Biz bunu daha da geliştirdik ve bilimsel düzeyde araştırma yapıyoruz. Başbakanımız dosyayı bize verdi. İlgili kurumlar bu konuda çalışmalar yapıyor.” dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile yıpranma payı hakkının kimlere verileceğinin tespiti için konunun bilim kuruluna sevk edildiğini belirtti. Bakan Çelik, “SGK reformu çalışmaları kapsamında yıpranma payı mevcut uygulaması ile reform çerçevesinde kimler yıpranıyor diye araştırıldı. Buna göre bilim kuruluna havale edildi. Önce risk yerleri belirlenecek. Risk yerleri mesela maden ocağı, cam sanayi, tehlikeli iş yerlerinde çalışanlar diye tasnifte bulunuldu. Buna göre yasa yürürlüğe girdi. Geçmişte milletvekilleri, gazeteciler yıpranmadan yararlanırken, şu anda bilimsel düzeyde araştırma yapılıyor. Başbakanımıza daha önce bu konu ile ilgili talepte bulunulmuştu. Başbakanımız dosyayı bize havale etti. İlgili kurumlar çalışma yapıyor. Çalışma neticesinde sonucu kamuoyu ile paylaşacağız” ifadesiyle konuyu açıkladı. Bu hassas dönemde denizcilere dertlerini iyi anlatmak kendilerini iyi ifade etmek düşüyor.
    Gemiadamları Yıpranır mı?
    Gemiadamları çok eski çağlardan bu yana farklılaşan fakat değişerek artan mesleki yıpranma koşullarında çalışmaktadırlar. Çağlar boyunca artan teknolojik gelişmeler bile gemiadamları için yeni yıpratıcı unsurlara dönüşebilmektedir. Gemilerin büyüyen boyutları, taşıdıkları tehlikeli yükler, bunlara bağlı olarak artan ölüm ve yaralanma riskleri, azalan mürettebat, stresli çalışma koşulları, maruz kalınan zehirli, tehlikeli gazlar ve diğer maddeler, yüksek statik elektrik, kötü hava koşulları, dalgalarda sürekli sallanmaktan bozulan vücut dengeleri, yeterli uzunlukta ve yeterli kalitede uyku, dinlenme ve diğer ihtiyaçları gidermede zorluk ve mahrumiyetler, vardiyalı çalışma ve gece çalışma ile zorlanan biyolojik döngü ve dengeler gemiadamı olmanın bilinen zorluklarıdır. Dünya üzerinde doğudan batıya, kuzeyden güneye seyreden bir gemide, saat dilimi değiştirilerek uzayan kısalan günlere, sıcaktan soğuğa, mevsimden mevsime, iklimden iklime, uzayıp kısalan gün ve geceye maruz kalan gemi adamı bedensel ve ruhsal olarak yıpranır. Dar bir mekanda kapalı kalmak, aynı kişilerle aylarca kader birliği yapmak, evden ve sevdiklerinden uzak kalmak, sosyal hayattan kopmak, şehirlerden uzak limanlarda, yükten ve hareketten oluşan toza dumana maruz kalarak, gelişen limanlarda kısa süren yükleme boşaltma ve kalış süreleri nedeniyle şehre alışverişe bile gidemeden ayrılmak gemiadamları için oldukça yaygın, sıradan ve olağandır. Yıpranmanın her türlüsü gemiadamları için vardır. Akla gelebilecek her türlü tehlikeli zararlı maddelerin yük olarak taşındığı gemilerde yaşamak, çalışmak, yüklemek boşaltmak, ambarları, tankları temizlemek riskli ve yıpratıcıdır. Yoğun deniz trafiğinde seyir vardiyası, sıcak ve gürültülü makine dairesinde makine vardiyası, yükleme boşatmaya nezaret edilen liman vardiyası tutmak hem yorucu hem streslidir. Ağır sorumluluk yükler.
    Küçük büyük farklı gemilerde çalışan, yakın uzak seferler yapan, yük, yolcu, hizmet gemilerinde emek veren, her yeterlik ve sınıftan gemiadamı, kaptanlar, başmühendisler, güverte ve makine zabitleri, güverte lostromoları, makine lostromoları, usta gemiciler, yağcılar, gemiciler, siliciler, aşçılar, kamarotlar, fiterler, ve gemiadamı kapsamında farklı gemilerde seyir emniyetinin artırılmasına yönelik önemli bir hizmeti canları pahasına veren kılavuz kaptanlar her ortamda zorluklarla mücadele ederek çalışırlar. Onların çalışması normal koşullarda bir hizmet değildir. Buna göre değerlendirilmelidir.
    Gemiadamları yıpranma payından faydalanabilir mi?
    İlgili kanun eskisi gibi düzeltilse de, eskiden de olduğu gibi, Gemiadamlarının büyük çoğunluğunun erken emekliliği çok zordur. Çoğu kontrat üzerine çalışır. Aylarca çalışıp kontratları bittiğinde izindeyim derler ama maaşları ve sigorta primleri kesilmiştir. Aslında işsizdirler. Her yıl evlerinde geçen üç beş ayları hizmet, maaş ve sigortaları eksiktir. Bu eksiklik hizmetlerine eklenecek olandan çok daha fazladır. Birçoğunun sigortası çalışırken bile yatmaz, kolay bayrak tabir edilen çalışma hakları ve koşulları bakımından çalışanların haklarının yok sayıldığı bir kayıt dışılık sağladığı için tercih ve teşvik edilen bu gemilerde çalışan gemiadamlarının çalışırken bile emekliliğe yönelik hizmet primleri yatmaz. Gemiadamlarına yönelik kayıt altına almak, uzun dönemli sürekli çalışma imkanı ve iş güvencesi sağlamak, ILO karar ve tavsiyelerini hayata geçirmek gibi ilave tedbirlere de ihtiyaç vardır. Fakat her şeye rağmen vaktiyle kazanılmış bu hakkın iadesi çok önemlidir. Gemiadamlarının yıpranma hakları tekrar hak sahiplerine verilmeli oluşan mağduriyetler bir an önce giderilmelidir.
    Sonuç
    2008 yılında yapılan mevzuat değişikliğiyle yıpranma payı ellerinden alınan yıpratıcı mesleklerin çalışanları bu kez 2013 yılının ocak ayında bu hak yalnızca yasayı çıkaran millet vekilleri tarafından kendilerine ve gazetecilere verilince tepki göstermeye başladılar. Biz gemiadamları 2008 de haksız yere elimizden alınan hakkımızı geri istiyoruz. Bu konuda gemidamlarının üye olduğu ilgili sendikalar ve diğer denizci sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte konuyu her fırsatta ve her platformda gündeme getirmeye bu hak geri alınana kadar devam etmeliyiz. Devletimizin, ilgili bakanlıkların, meclisimizin konuya hassasiyetle eğilerek bir yanlıştan dönüleceğini umuyorum. Bu konuda çalışma yapan herkese bir gemi adamı olarak teşekkür ediyorum.

    * Bu yazı, Denizcilik Dergisi’nin (64. Sayı, /2013) sayısından alıntı yapılmıştır.

  2. Bakana ,bir konteyner gemisinde bir Biskay geçişi yaptırın. Emin olun karaya çıktığında bir daha denize bile bakmaya cesaret edemez ve eğer hakkaniyetli biri ise denizcilerin haklarını iade eder.!

    1. Deniz ne kadar yıprattığı anlamak için dinlenmeden seferden sefere koşturmanın ne demek olduğunu gemiyle bir defa seyir yapmalarını isterim

  3. sorsak acaba gazeteciler ve milletvekilleri bizden daha cok mu yıpranıyor cunku onların ki geri verildi neden acaba

  4. Bizi insan yerine koymuyorlarda ondandır ingilizler demişki biskay olmasa gemilemizi altından yapartık bu haklarımızı alanları sorsak bilirlermi bunlar olduktan sonra sigortadaki paramı alabilsem bir dakika bile durmam alırdım

  5. kazanılmış hakları kımsenın geri alma gibi bir lüksü yok ama tabi 700 milyarlık saat takma lüksüne baksınlar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *