NASIL BİR VHF TELSİZ ANTENİ SEÇELİM?

Buyurunuz efendim, teknesi olup VHF telsiz antenini yenilemek isteyen, yeni anten almak isteyen veya anten/telsiz performansını arttırmak isteyenler için faydalı bir yazı; NASIL BİR VHF TELSİZ ANTENİ SEÇELİM?

Önce altlık olarak kısaca bu anten denilen şey nedir, ne işe yarar ondan bahsedelim.

Anten telsiz cihazından çıkan ses-elektrik sinyallerinin elektromanyetik radyo dalgalarına çevrilmesi, havada-boşlukta belirli bir yöne veya her yöne aynı anda iletilmesi ve sonra yine bu radyo dalgalarının havadan toplanarak telsiz cihazına elektrik sinyali olarak iletilmesini sağlayan parçadır.

Temelde elektrik iletken bir metale herhangi bir frekansta (döngü-tekrarlama) elektrik sinyali verirseniz bu sinyalin bir kısmı elektromanyetik radyo dalgasına dönüşür ve havaya-boşluğa yayılır, büyük bir kısmı ise yok olur, soğurulur veya kaynağa geri yansır. (Mundar olur!)

Belirli bir frekansa (döngüye-tekrarlamaya) sahip elektrik sinyallerinin frekansı ile ters orantılı bir DALGA BOYU (sinyalin aynı tepe noktasını tekrarlanması arasında geçen süre / havada-kabloda kapsadığı fiziksel boyut) vardır.

İşte bu frekansın dalga boyu ile antenin fiziksel boyu birbiri ile uyumlu olduğundan REZONANS (titreşimlerin uyum ile çoğalması) meydana gelir, anten bu sinyale direnç göstermez ve en yüksek oranda bu elektrik sinyalinin elektromanyetik radyo dalgasına dönüşmesine izin verir.

Rezonansı anlamak için bir grup askerin boğaz köprüsünden tempolu (frekanslı) geçmesi ile köprünün boyunun rezonansa girerek titreşimlerin artarak köprüyü yıkması veya bir opera sanatçısının belirli bir frekansta ses çıkartarak şarap kadehini kırması örneklerini gözünüzde canlandırabilirsiniz.

Neyse.. Teoriyi fazla uzattık.. 8-)
Tüm bunların özeti şudur : BOYU ÖNEMLİ !! :D

Pratiğe gelmeden önce haydi birazcık da hesap kitap yapalım.
Teknelerde kullanılan anten boyunun ne olması gerektiğini hesaplayalım.

Formül şöyle diyor: anten boyu (m) = ışık hızı (km/sn)/ frekans (KHz)

Işık hızını pratikte düz 300.000 km/sn kabul ediyoruz.
Frekans ise bizim deniz VHF sistemleri için aktif kullanılan 156-162MHz bandının tam ortası olan 159MHz veya KiloHertz olarak yazarsak 159.000KHz kabul edebiliriz.

Yerlerine koyalım rakamları;
Anten boyu = 300.000 / 159.000 = 1,88 metre

Ohuu! Neredeyse 2 metre mi? Biraz büyük değil mi? :)

Pek değil aslında. Buna “TAM DALGA” anten diyoruz. Yani dalga boyuna eşit boyutta.
Teorik olarak en verimlisi bu, ama gerçek hayatta kullanmak için pek pratik değil.
Bunu küçültmenin yolu ise bu rezonans işini çok bozmayacak ölçüler olan 1/2, 1/4 veya 5/8 gibi özel ölçüleri kullanmak.

Genelde ucuz antenler 1/4 dalga boyu yani 1,88 m / 4 = 47cm ölçüsünü kullanır.
Biraz daha kaliteli, verimli olanlar ise 5/8 ölçüyü, yani 1,88 m x 5/8 = 117cm gibi.

Ee? Bu çok kolaymış! Neden tonla para verip hazır anten alıyoruz? Haydi şuradan iki parça bakır boru kesip yapalım?

eeehh.. Gerçekte tam öyle değil. :)
Çünkü bu çok kaba hesaplarda hesaba katmadığımız minik minik pek çok değişken var ve ne yazık ki tam olarak formülize edilemiyor, kullanılan bakırın, alüminyumun veya kablonun cinsine-alaşımına göre bile değişiyor ve antenin verimini fena halde düşürüyor.

Eğer elinizde SWR METRE denilen (antenin o frekansla tam rezonansa girip girmediğini, o frekanstaki elektrik sinyaline ne kadar direnç-empedans gösterdiğini ölçen) alet yoksa pratikte iyi bir anten yapmanız pek kolay değil. Elbette yapılır, yapılıyor, ama kolay değil. Çok tecrübe lazım.

Peki ne yapıyoruz? Elbette piyasadan yapılmışını alıyoruz! :)

ee peki neyi alıyoruz, milyor tane anten satılıyor piyasada, hangisini nasıl seçiyoruz?
hah! nihayet başlıktaki soruya gelebildik! :D

Şimdi yine birazcık teorik bi durumdan bahsedeceğiz;

Bu VHF (Very High Frequencies) denilen 30-300MHz arasındaki radyo dalgaları özelliklerinden dolayı sanki bir lazer pointeri tutuyormuş gibi yayınlandığı noktadan ileriye doğru dümdüz ilerler. Genelde bir yerlerden yansımaz, dünyanın ufuk çizgisinin arkasına geçmez, dağları tepeleri pek aşmak istemezler.

Teorik olarak VHF telsizle haberleşme (karşılıklı iletişim) mesafesi alıcı ve verici antenlerin ufuk mesafelerinin toplamıdır.
Grafik ve formülü aşağıda;

Hemen bir örnekle pekiştirelim;
Örnek: Sizin teknenizin anten yüksekliği 12m, kıyıda haberleşmek istediğiniz marinanın anteninin denizden yüksekliği 20m olsun. Hemen formüle koyalım;
Toplam iletişim mesafesi = (2,25 x √12) + (2,25 x √20) = ~18 deniz mili

Uff.. Tamam tamam! Sizi formüllerle uğraştırmayalım, burada hesaplanmışı var! :)


Gerçek hayat şartlarında bu mesafeler pek çok sebepten dolayı çok değişken olabilir. Şimdilik takılmayın.

Eee ne anladık bu tablodan?
Antenin yüksekte olması iletişim mesafesini arttırıyor. Süper! Bu cepte.

Peki başka ne var bu mesafeyi etkileyen?
İki temel şeyden de bahsedebiliriz;
– Çıkış gücü
– Anten kazancı

Çıkış gücü demek telsizimizin antene iletebildiği güç demek. Ama bildiğimiz üzere tüm dünyada VHF deniz telsizlerinin çıkış gücü max 25W olarak sabitlenmiştir. (Kara istasyonları 50W, Türk sahil radyosu 100W) Dolayısı ile bu değişiklik yapabileceğimiz bir seçenek değil.

Ama burada yapabileceğimiz telsizimizden çıkan 25W gücündeki elektriksel sinyalin zayıflamadan anten’e kadar ulaşmasını sağlamaktır. Yani aradaki kablo ve konnektörlerin kaliteli ve sağlıklı olması lazım. Kablo mesafesi ne kadar artarsa ve arada ne kadar ek veya konnektör olursa burada bir kaybımız oluyor.

Eğer kablo mesafemiz çok ise daha kaliteli (düşük kayıplı) bir kablo kullanmak, kaliteli konnektörler kullanmak ve anten kablosuna ek yapmamak gerekir.

Peki ANTEN KAZANCI (GAIN) nedir?
İşte bu süper bişeydir! Bir koyup beş almaktır! :D

Nasıl düzgün anlatılabilir bilmiyoruz ama kısaca bahsettiğimiz rezonans olayının antenin fiziksel özellikleri ile oynayarak veya bazı elektronik devreler yardımı ile arttırılmasıdır. Antene gönderdiğiniz bir birim sinyalin 3, 5, 10 birim arttırılarak, yükseltilerek havaya yayılmasıdır.

vee artık gelelim gerçek dünyayaaa.. :)
Bu kadar laf kalabalığı yapmadan, şu anteni nasıl seçiyoruz? Marka model verin!

Diyorsanız, kusura bakmayın, marka model tavsiye etme imkanımız yok.
Size sadece doğru seçimleri yapabilmeniz için bilimsel gerçekleri basit bir dille sunuyoruz, bunları değerlendirip seçim yapmak sizin işiniz.

ama temel kurallar şöyle yeniden özetleyelim;
Eğer anteni yüksek bir yere monte edebiliyorsak (yelkenli tekne direği gibi) rüzgardan vb etkilenmeyen, boyutları küçük, kazancı düşük veya normal bir anten tercih edilebilir.
Elbette hem direk tepesinde hem kazancı yüksek anten tadından yenmez! :)
ama kazancı yüksek antenler genelde fiziksel olarak daha büyük olduklarından direk tepesinde çok tercih edilmezler.

Eğer motoryat kasarası gibi daha alçak veya yelkenlide kıçtaki matafora üstüne filan monte edecekseniz daha yüksek kazançlı antenleri tercih etmek yükseklikten kaybettiğiniz mesafeyi tolere edecektir.

Elbette kötü kaliteli (sinyal zayıflaması yüksek) uzun bir kablo, oksitlenmiş bir konnektör tüm bu yapacağınız yatırımın boşa gitmesi demektir.
Akü+telsiz+konnektör+kablo+konnektör+anten zincir halinde komple bir sistemdir, bu herhangi bir halkasının zayıflığı tüm sistemin zayıflığıdır.

Üstelik kablo konnektör sisteminizdeki 1 birim zayıflık iletişim mesafenizde 10 birim kayıp meydana getirebilir.

İşte bu bilgiler ışığında kendi teknenize uygun anteni seçebileceğinize inanıyoruz! 🙂
Kolay gelsin! 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir